Bu yazı 05 Subat 2011, Cumartesi 20:01:02 tarihinde eklendi. 1377 kez okundu.
BİZ Mİ GİDİYORUZ, YOKSA ZAMAN MI BİZİ GÖTÜRÜYOR? - İlhami MADEN
Bir tarafta yeniliğe açık olma, diğer tarafta eski alışkanlıklardan ve eski mekânlardan vazgeçmeme; Bu iki fıtratı yan yana getirdiğimizde insanlarda ikincisi ağır basar.
Bir tarafta yeniliğe açık olma, diğer tarafta eski alışkanlıklardan ve eski mekânlardan vazgeçmeme; Bu iki fıtratı yan yana getirdiğimizde insanlarda ikincisi ağır basar. Mesela hep yaşı ilerlemiş insanlardan duyarız; ‘- Bizim zamanımız daha iyiydi, insanlarda saygı vardı, her şey doğaldı, ah o bayramlar ne güzeldi…’ Hatıralar uzayıp gidiyor. Rahmetli Dedem 1976 da 83 yaşında vefat etti. O’nun çok güzel bir değimi vardı. ‘- Hayatın yaprak dökümünde, hatıralar bir bahar olur.’ derdi. Buradan da anlaşıldığı gibi yaşı ilerlemiş insanların hatıraları daha çok, çocuk ve gençlik yıllarını o mekânlar, o alışkanlıklar süslediği için onların değişmesini istemez, hatta şiddetle karşı çıkar. Bu her insanda vardır. En iyi yol uzunda olsa bildiğin yoldur, değimi çoğu insanın yeniliğe cesaretinin az oluşunu gösterir.
Bu girişi neden böyle yaptım? Kendimizi düşünürsek yeniliğe gerek yok. Fakat milletimizi, yeni neslimizi düşünürsek yeniliğe hem açık olmalı hem de fikir üretmeliğiz. Değişmemesi gereken, kişilerin güzel ahlak ve kültürleridir. Zaten bu milletin de bin yıl önce dili ne ise, değimleri ne ise, gelenek ve görenekleri ne ise devam ediyor. Ama önceden ata biniyorlardı şimdi uçağa, önce kılıç kullanıyorlardı şimdi silah, önce ok atıyorlardı şimdi füze, önce çamaşırı derede yıkıyorlardı şimdi makine kendi yıkıyor… Bütün değişenleri yazsam herhalde bir ay yazmam gerekir. Daha 40 yıl önce Kumluca ve Finike ovası sazlık, bataklık ve ağaç ve otlarla kaplıydı. Mavikent’te ‘Gocagöl’ olarak isim kullanılan mahallede su birikintisi bile yok, her yer sera. Demek ki istesek te istemesek te mekân zamana, şartlara göre değişebilir.
Daha önceki yazılarımda Antalya’nın altın gerdanlığı üç T den bahsetmiştim. Turizm, Tarım ve Tarih. Gerçekten Türkiye ‘de Antalya çok özelliği olan bereketli bir bölge. Ama daha yüzyıl önce Konya’ya bağlı makilik, Yörüklerin yazın yaylasında kışın sahilinde keçi otlattığı bir mekândı. Kendi ilçeleri Elmalı ve Korkuteli ondan daha eski ve değerli idi. Şimdi Alanya 150 bin, Manavgat 90 bin ve Antalya 950 bin nüfusu ile hak ettiği değeri aldılar. Şimdi batıya doğru Kemer ve Tekirova’ya kadar geldi. Mutlaka doğrudan Finike, Demre ve Kaşa geçmeyecek Kumluca’ya da uğrayacak, hatta Alanya gibi burada kalıcı olacak. Burada benim demek istediğim önce belediye olmak üzere herkes hesabını yeni gelişmeye göre yapsın. Yunanistan, İspanya ekonomik krizde, Mısır rejim sıkıntısında, bütün Arap ülkeleri Türkiye hayranı oldu. Gelecek yıllarda hiç şüphesiz turist akınına uğrayacağız.
Kumluca’nın üç T den tarım önde. Ben diyorum ki tarihimizi, tabiatımızı da canlandırıp turizme hazır hale getirelim. Varsın biraz tarım küçülsün korkmayalım. Değerli fikirlerini bizimle paylaşan Ali Karakaya Beye teşekkür ederim. Bu yazıyı O’nun fikirlerinin yönlendirdiğini söyleyebilirim. Sevgi ve saygılarımı sunarım.
| Diğer İlhami MADEN Yazıları |
|