Belediye Başkanlığı döneminizde Kumluca’nın Bu Kadar büyüyeceği ile alakalı bir öngörünüz varmıydı. ? En büyük hayaliniz neydi.?
Kumluca’nın Eğitim, kültür ve tarım şehri olmasını istiyordum. Mesela Sanayi ve turizm şehri olmasını kesinlikle istemediğinin altını çiziyor. “ Kumluca şimdi çok büyüdü, bizim beklentilerimizin de üstünde bir büyüme gösterdi. Şimdi Kumluca o Kumluca olmaktan çıktı. Biz kendi dönemimizde Kumluca’nın Bu kadar büyüyeceğini öngöremedik, orada büyük hatamız var. Kumluca dışarıdan çok göç aldı. Bunun sonucunda da mevcut şehir yaşayan Kumluca ya dar geldi. Artık herkes bunun farkında. Mesela meydan dar geldi, caddeler dar geldi, yerleşim yerleri dar geldi, sonuçta bizim idare ettiğimiz Kumluca olmaktan çıktı başka Kumluca oldu.”diyor.
-Ben Kumluca için basit şeyler düşünüyordum. Mesela o dönem iki adet futbol sahası yaptırmıştık, ben bunun 15 tane olmasını istiyordum. Kumluca sebze ihraç ettiği gibi futbolcu ihraç etsin istiyordum. Sanayi ve turizmin bir şehrin doğasını bozup tahrip ettiğini düşündüğüm için kesinlikle istemiyordum. İlçenin yaşanabilir bir yer olması için sağlık merkezlerinin açılmasını teşvik edelim, bir fakültemiz olsun, tarımın merkezi olsun istiyordum ama nedense halk tarafından rağbet görmedi.
Peki,siyasi Hayatınızda Sizin En Büyük Sıkıntınız Anlaşılamamak mı.?
-Evet, en büyük sıkıntın anlaşılamamak ve halkla anlaşamama. Ben şimdi kendimi değiştiremem, haklıda değiştiremem dolayısıyla halka “seni ben idare edeceğim” diye dayatmanın ve zorlamanın bir anlamı yok. Seçimde tekrar aday olsaydım kazanma şansımda olabilirdi, çünkü seçimi nasıl kaybettiğimi Kumlucalılar biliyor. Benim kendi kendime yaptığım tahlillere göre, biz o dönem halkla uyum içinde değildik, baktım ikimizde değişemeyeceğimize göre ne halk ne de kendim. Bende kendimi halka göre değiştirmeyi onuruma yediremedim.
Daha önceden gelen alışkanlıklar mı vardı. Onlar mı etkili oldu. ?
Ben çok okuyan ve dünyanın yarısını gezmiş bir insanım. Dünyanın nasıl yaşadığını kentlerin nasıl geliştiğini görmüş bir insan olarak, buranın bir köy mü yoksa bir şehir mi olacağına karar verilmesi gerekiyordu. Ben şehir olmasını uygun görüyordum, ama köylü halkımız henüz buranın şehir olarak değişmesini benimsemedi. Dolayısıyla halkla problem çok ağır olamamakla beraber uyum sorunu olduğunu belirledim ve kendim geri çekildim.
Sizin Dönemizde yapılmış eserlerden hangileri mevcut.?
Evvela burada icraatlarımdan bahsetmek yeri değil olduğunu düşünüyorum ancak, mesela deniz obalarının nizama sokulması ki 20 sene önceki anlayışa göre 2 tane Futbol sahasının açılması, ilk caddelerin açılması ve yeşillendirilmesi, Finike yolunun çift yol haline gelmesi ve en önemlisi de cumhuriyet meydanını biz yaparak şehrin ana arterlerini inşa ettik. O dönem içinde şehirleşme konusunda halktan belirli bir kesim destek çıktı ancak onlarda azınlık olarak kaldılar. Çoğunluk kendi alışkanlıkları doğrultusunda belediye başkanlığı modeli istiyordu ben onu yapamadım, yapmadım daha doğrusu,Ben halkı modern bir hayat sürsün istiyordum ama halk buna hazır değildi.hazır olmayınca aramızda çelişki doğdu ve bende seçim kaybettim. Seçim kaybedince ısrar etmenin gereği olmadığını düşünerek kendimi siyasetten arındırdım.
Siyasetten Çekilmekle halkı kendinizce, cezalandırmak mı istediniz. ?
Yok, kesinlikle öyle bir düşüncem olmadı. Zaten siyasetin doğasında halka küsmek, halka darılmak yoktur sadece halka anlayış gösterilir. Halk öyle istiyorsa anlayış gösterirsin. Eğer siz bunu kabul etmiyorsanız o zaman size düşen bir kenara çekilmektir. Bende onu yaptım.
Kumlucanın şu anki geldiği seviye sizce nasıl.?
Kumluca’nın hizmetlerinin ve ihtiyaçlarının mevcut belediye tarafından karşılandığını düşünüyorum. Belediye başkanının da düzgün ve dürüst bir arkadaş olduğunu ve kendi kültürüne, kendi bilgisine göre bir vizyon yükleyerek hizmet yaptığını ve başarılı olduğunu düşünüyorum. Ancak benim kafamdaki hayal ettiğim Kumluca’yı oluşturmak kimsenin harcı değil.Benin istediğim gibi olmasa da kumluca şuan çok mesafe aldı.belediye güçlü ve verimli çalışmasıyla ilçenin çoğu problemini halletti dolayısıyla benim pekte memnuniyetsizliğim yok.Sadece şehrin yeşillendirilse iyi olacağını düşüyorum.
Birazda kendi yaşantınızdan Bahsedermisiniz.? Şimdi genelde ne yapıyorsunuz.
Sade bir hayatım var. Sabah kahvaltısından sonra kahvemi içerken günlük en az üç tane gazete(Hürriyet, Sabah ve Taraf) okuyorum. Daha sonra önce eczane sonrada bahçelerime gidiyorum. Öğle yemeği ve ardından hiç aksatmadığım yarım saat şekerleme uykusunun ardından tekrar eczaneye gelerek günümü burada geçiriyorum. Daha çok eş dostla vaktimi geçirmeye çalışıyorum.
Sizin için en değerli şey ne deseler ne dersiniz.?
Torun derim. Allah herkese torun sevgisini nasip etsin derim, torun bambaşka bir sevgi, yani insan ellisinden sonra bir kez daha âşık olduğunu düşünüyor. Ben aşk kadar güçlü bir duyguyla torunumu seviyorum.
Kaç tane torun var,?
Bir tane.
Adı ne Peki,?
Yıldırım Beyazıt
Peki, “O” sizin için ne ifade ediyor.Sizin ulaşamadıklarınızı onda görmek istermisiniz.?
Benim için tüm geleceği ifade ediyor. Benim çocuklukta yapamadığım çoğu şeylerin onun yapmasını çok istiyorum, Oğlum bunların çoğunu yapmış olmasına rağmen diyor ki,”Baba senin benden istediğin ancak benim yapamadığım şeyleri ben buna yaptıracağım.”diyor. Mesela ben isterim ki bir ensturuman çalmayı öğrensin, bir spor dalında kendini geliştirsin. Torunum sekiz yaşında olmasına rağmen bunların bir kısmını şimdiden yapmaya başladı. Bu dahi benim için yeterli.